Bendeyken sıkılma diye,
içime dev oyuncaklar kurdum.
Ama sıkıldın yine sıkıldın!..
Mızıkçısın!..
16 Temmuz 2010 Cuma
15 Temmuz 2010 Perşembe
İPEK
Cihangir’de bir sokak,
Soldan üçüncü bina,
Köşe başından sayarsak.
İkinci kattasın,
Işıkların kapalı,
Saat sabaha karşı,
Üç otuz suları.
Düşünmek deli ediyor,
Kim var şimdi yanında?
Çilek renkli iç çamaşırın içinde sen,
Pembe renkli hayaller kurardık,
İpekten çarşafın üzerinde uzanırken.
Oysa şimdi ben,
Nefret ediyorum,
Çilekten, ipekten,
Başkasına değen teninden.
Çileğe,
Tenine,
İpek’e elveda!
Ö.K./2007
Soldan üçüncü bina,
Köşe başından sayarsak.
İkinci kattasın,
Işıkların kapalı,
Saat sabaha karşı,
Üç otuz suları.
Düşünmek deli ediyor,
Kim var şimdi yanında?
Çilek renkli iç çamaşırın içinde sen,
Pembe renkli hayaller kurardık,
İpekten çarşafın üzerinde uzanırken.
Oysa şimdi ben,
Nefret ediyorum,
Çilekten, ipekten,
Başkasına değen teninden.
Çileğe,
Tenine,
İpek’e elveda!
Ö.K./2007
Karanlık ile Aydınlık
Aydınlık der ki: Karanlık çekil yolumdan, sen varken önümü göremiyorum. Ö.K. 15 TEMMUZ 2010
27 Mayıs 2010 Perşembe
Masa Başında Işıklı Bir Fantazi
Masamda oturuyordum.
Müzik dinliyordum.
Bir ışık yandı…
Ve ben, temiz bir sayfa açtım.
Düşündüm ve çok hissettim.
Göz bebeklerim büyüdü.
Büyüdü ve küçüldü.
Notalar hücum ediyordu kulaklarımdan içeriye
Ben tuşlara narin parmaklarımla sertçe basarken,
bir ışık daha yandı…
Yandı ve söndü.
Bir kalem aldım elime
Yüzümü çizdim…
Mutluydum.
Mutluydum neden mi?
Çünkü ben yüzümde yüzünü görmüştüm
Tepede ay vardı ay
Ayda uzun bir ray
Rayda yalnız bir tramvay…
Ve biliyor musun sen de mutluydun
Üstelik bana göz kırpıyordun…
İçim kıpır kıpır oldu.
Sevinmekti bu…
Yine beni ziyarete gelmiştin…
İçimdeydin, taa içimde…
zihnimde bi’yerlerde…
Seni oraya hapsetmek istedim.
Kal ve hiç gitme istedim.
Ama gitsen de, gelirsin di mi yine…
Yine, yine, yine!..
Sen gitmezsin uzaklara,
Terk etmezsin hiç beni..
Saklanırsın sadece,
Sadece saklanırsın bilmediğim yerlere…
Seni seviyorum…
Seviyorum seni İlham Adam…
Müzik dinliyordum.
Bir ışık yandı…
Ve ben, temiz bir sayfa açtım.
Düşündüm ve çok hissettim.
Göz bebeklerim büyüdü.
Büyüdü ve küçüldü.
Notalar hücum ediyordu kulaklarımdan içeriye
Ben tuşlara narin parmaklarımla sertçe basarken,
bir ışık daha yandı…
Yandı ve söndü.
Bir kalem aldım elime
Yüzümü çizdim…
Mutluydum.
Mutluydum neden mi?
Çünkü ben yüzümde yüzünü görmüştüm
Tepede ay vardı ay
Ayda uzun bir ray
Rayda yalnız bir tramvay…
Ve biliyor musun sen de mutluydun
Üstelik bana göz kırpıyordun…
İçim kıpır kıpır oldu.
Sevinmekti bu…
Yine beni ziyarete gelmiştin…
İçimdeydin, taa içimde…
zihnimde bi’yerlerde…
Seni oraya hapsetmek istedim.
Kal ve hiç gitme istedim.
Ama gitsen de, gelirsin di mi yine…
Yine, yine, yine!..
Sen gitmezsin uzaklara,
Terk etmezsin hiç beni..
Saklanırsın sadece,
Sadece saklanırsın bilmediğim yerlere…
Seni seviyorum…
Seviyorum seni İlham Adam…
5 Nisan 2010 Pazartesi
Taş gibi içime oturdun!
Gökyüzü camına
saydam, ıslak taşlarını atarken,
gözümden damlalar,
geri dönmüş esmer tenli kağıdı ıslatıyor.
Ve yazıyorum, dudaklarım kadehle öpüşürken.
"Umut'a Özlem."
Ö.K.
saydam, ıslak taşlarını atarken,
gözümden damlalar,
geri dönmüş esmer tenli kağıdı ıslatıyor.
Ve yazıyorum, dudaklarım kadehle öpüşürken.
"Umut'a Özlem."
Ö.K.
Aydınlık ve Karanlık
Aydınlık der ki; Sen, Kar’anlıkken gökyüzünde, ben yeryüzünde seninle üşüyorum.Ö.K
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)